Benjamin Netanyahu: Medeniyetler Çatışması Paradigması Bağlamında Siyonist Projenin Yeniden Üretimi

Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi, Benjamin Netanyahu: Medeniyetler Çatışması Paradigması Bağlamında Siyonist Projenin Yeniden Üretimi kitabının 2. baskısını yayınladı. Filistinli akademisyen ve İsrail araştırmaları uzmanı Muhenned Mustafa’nın kaleme aldığı kitap Arapça olarak yayınlandı.
Kitabın ikinci baskısı, 7 Ekim 2023 sonrasında yaşanan gelişmeler ışığında gözden geçirilerek güncellenmiş, yeni analiz ve değerlendirmelerle genişletilerek okuyucuların ilgisine sunulmuştur. Kitap Benjamin Netanyahu’nun yetiştiği ortamdan başlayarak düşünceleri, siyasi hayatı, kişilik özellikleri ve İsrail’in tarihsel gelişim sürecindeki rolünü incelemektedir.
Netanyahu’nun İsrail’in siyasi, toplumsal ve kültürel yapısı üzerinde bıraktığı büyük etki ve hem toplam görev süresi hem de iktidardaki sürekliliği bakımından uzun yıllar yönetimde kalması nedeniyle önem taşımaktadır. Netanyahu’nun iktidarı döneminde büyük dönüşümler yaşanmış ve bunların sonuncusu 7 Ekim 2023 operasyonu olmuştur.
Aksa Tufanı Sonrası Gelişmeler
Aksa Tufanı’nın sonuçlarından biri, devlet kurumları üzerinde kontrol kurma ve “popülist otoriterlik” olarak tanımladığımız yapıyı inşa etme sürecinin hızlanması olmuştur. Bu çerçevede Netanyahu ve iktidardaki sağ, seçimlerle temsil edilen demokratik bir görünüm altında popülist-otoriter bir cumhuriyet inşa etmeye çalışmaktadır.
Popülist otoriterlik, siyasi sistemi bütünüyle ortadan kaldırmayı değil, onun siyasi ve liberal içeriğini boşaltmayı hedeflemektedir. Böylece popülist araçlar ve söylemler aracılığıyla siyasi ve toplumsal düzeyde otoriter bir cumhuriyet oluşturulması; milliyetçiliğin ve hatta Siyonizmin bir yandan militarist, diğer yandan Kahanist bir söylemle yeniden üretilmesi amaçlanmaktadır.
Kahanizm artık yalnızca bir siyasi partiyle sınırlı değildir. Netanyahu’nun iradesi ve onayıyla Likud Partisi’ne nüfuz eden bir söyleme dönüşmüş; aynı zamanda İsrail toplumunun geniş kesimlerinde hâkim olan bir düşünce ve davranış biçimi hâline gelmiştir.
Kitap, Netanyahu döneminde İsrail’in Filistin’e ve bölgeye yönelik politikalarının daha derinlikli biçimde anlaşılmasına katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Kişisel Yaşam Öyküsüne Siyasi Bir Bakış
Bu doğrultuda “Netanyahu’nun Kişisel Yaşam Öyküsüne Siyasi Bir Bakış” başlığını taşıyan birinci bölümde, Netanyahu’nun siyasi ve düşünsel kişiliğinin şekillenmesinde etkili olan kişisel, siyasi ve tarihsel faktörleri anlamaya yönelik bir değerlendirme sunulmaktadır.
Gazeteciler Ben Caspit ve Ilan Kfir, “Netanyahu: İktidara Giden Yol” adlı kitaplarında, Netanyahu’nun doğumundan itibaren hayatında yer alan üç kişinin onun üzerinde belirleyici bir etki bıraktığını ve dünya görüşünün şekillenmesine katkıda bulunduğunu belirtmektedir.
Bu kişiler, ağabeyi Yoni Netanyahu, babası Benzion Netanyahu ve büyükbabası Haham Nathan Milikowsky’dir. Yazarlara göre Netanyahu’nun gözünde “Bu üç kişinin her biri ayrı ayrı ve üçü birlikte Siyonizmin tarihini temsil etmektedir.”
Netanyahu İdeolojisi
“Netanyahu İdeolojisinin Kişisel, Düşünsel ve Siyasi Boyutlarıyla Şekillenmesi” başlığını taşıyan ikinci bölüm, Netanyahu’nun düşünce dünyasının ve siyasi yönelimlerinin şekillenmesinde babası Benzion Netanyahu ile ağabeyi Yoni Netanyahu’nun oynadığı rolü ve etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Zamanla Netanyahu, bazı unsurları bakımından babasının düşüncelerinden farklılaşan, ancak onlardan bütünüyle kopmayan bir düşünce sistemi geliştirmiştir. Bölümde ayrıca Netanyahu’nun otoriter kişilik özellikleri ele alınarak düşüncesi ve ideolojisinin analizine geçilmeden önce kişisel ve düşünsel arka planının ortaya konulması amaçlanmaktadır.
“Netanyahu’nun İdeolojisi ve Düşüncesi: Siyonist Projenin Medeniyetler Çatışması Çerçevesinde Konumlandırılması” başlıklı üçüncü bölüm, Netanyahu’nun kaleme aldığı metinlerden hareketle düşünce dünyasını ve ideolojik yaklaşımlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bölüm, kitabın temel tezinden hareket etmektedir.
Söz konusu teze göre Netanyahu, Siyonist projenin Hristiyan-Yahudi Batı ile Arap-İslam medeniyeti arasındaki medeniyetler çatışmasının bir parçası olduğuna ve dahası bu çatışmada öncü bir rol üstlendiğine inanmaktadır.
Netanyahu ve Filistinliler
“Netanyahu ve Filistinliler: Filistin Uzlaşısına Karşılık İsrail Çözümü” başlıklı dördüncü bölümde, Netanyahu’nun Filistin meselesine ilişkin siyasi ve ideolojik yaklaşımı analiz edilmektedir. Kitapta bu konuya ayrı bir bölüm ayrılmış olsa da söz konusu bölümün, Netanyahu’nun düşünce ve ideolojisinin incelendiği önceki bölümden bağımsız değerlendirilmesi mümkün değildir.
Zira bu iki alan birbiriyle yakından bağlantılıdır ve Netanyahu’nun Filistin meselesine bakışı, genel düşünsel ve ideolojik dünya görüşünden ayrı düşünülemez.
Son olarak “Netanyahu, Aksa Tufanı ve ‘Mutlak Zafer’” başlığını taşıyan beşinci bölümde, 7 Ekim 2023’te gerçekleşen Aksa Tufanı Operasyonu’nun yalnızca İsrail açısından değil, Netanyahu’nun kişiliği bakımından da sarsıcı bir dönüm noktası olduğu ele alınmaktadır. Bu olay, Netanyahu’nun psikolojik yapısını, kendisine ve başkalarına ilişkin algılarını ve o tarihe kadar izlediği politikalara dair düşüncelerini derinden sarsmıştır.
7 Ekim, Netanyahu’yu tehditleri yönetebileceğine ve bunlardan fırsatlar çıkarabileceğine inanan, kesin sonuç doğuracak kararlardan kaçınan ve mümkün olduğunca uzun süreli askeri çatışmalardan uzak durmaya çalışan ya da bunlardan çekinen bir lider konumundan, bütün tehdit ve sorunların çözümünü yalnızca askeri seçenekte gören acımasız bir lidere dönüştürmüştür.
Netanyahu, Ekim 2023’ten itibaren İsrail’i, bir cepheden diğerine yayılan ve ardından yeniden önceki cephelere dönen, sonu gelmeyen sürekli bir savaş hâline sokmuştur. Üstelik bu savaş durumunun ne zaman sona ereceğini düşünmeyi dahi reddetmektedir.
Netanyahu, İsrail tarihinde savaş suçlarıyla itham edilen ve Gazze’de işlenen insanlığa karşı suçlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan ilk başbakan olmuştur.
Aynı zamanda Siyonist yerleşimci-sömürgeci projeyi zorla yerinden etme ve etnik temizlik aşamasından soykırım aşamasına taşıyan ilk başbakandır. Böylece zorla yerinden etme yoluyla gerçekleştirilen yok etme politikası, kitlesel öldürme yoluyla yok etme politikasına dönüşmüştür.
Kitabın ikinci baskısı, Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi’nin İstanbul’daki ofisinden temin edilebilir.



