Yeni Kitap: Batı Şeria’nın İlhakı: Filistin Coğrafyasının ve Kimliğinin Yeniden Şekillendirilmesi

Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi, “Batı Şeria’nın İlhakı: Filistin Coğrafyasının ve Kimliğinin Yeniden Şekillendirilmesi” Kitabını Yayımladı.

Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi tarafından kısa süre önce yayımlanan “Batı Şeria’nın İlhakı: Filistin Coğrafyasının ve Kimliğinin Yeniden Şekillendirilmesi” başlıklı 126 sayfalık kitap; Ahmed Atawna, Hassan İmran, Raghad Azzam, Sujud Uveys ve Murad Ebu’l-Beha’nın katkılarıyla hazırlandı.

“Giriş: Batı Şeria’da Yerleşimlerin Genişlemesinden Fiilî İlhaka“

Kitabın giriş bölümünde yer alan “Giriş: Batı Şeria’da Yerleşimlerin Genişlemesinden Fiilî İlhaka” başlıklı çalışmasında Raghad Azzam, Batı Şeria’daki ilhak sürecinin aşamalı biçimde nasıl şekillendiğini ele alıyor. Çalışma, sahadaki verilerden hareketle İsrail’in yerleşim faaliyetleri, kaçak yerleşim noktaları, yol ağları, idari yetkilerin devri ve Filistin toprakları üzerinde İsrail hukuk sisteminin giderek hâkim kılınması yoluyla siyasi ve coğrafi açıdan yeni bir gerçeklik inşa ettiğini ortaya koyuyor.

“İsrail ve İlhak Yoluyla Filistinlilerle Çatışmayı Sonuçlandırma Stratejisi”

Murad Ebu’l-Beha’nın “İsrail ve İlhak Yoluyla Filistinlilerle Çatışmayı Sonuçlandırma Stratejisi” başlıklı çalışması ise İsrail politikalarında çatışmayı yönetme yaklaşımından, Batı Şeria’da fiilî ilhak gerçeklikleri yaratarak çatışmayı sonuçlandırma arayışına doğru yaşanan dönüşümü analiz ediyor. Çalışma; yerleşim faaliyetlerinin hızlanması, kaçak yerleşim noktalarının yasallaştırılması, yeni yolların açılması, yıkım ve baskınların yoğunlaşması, yerleşimci şiddetinin artması, takas gelirlerinin alıkonulması ve Filistinli işçilerin çalışmasının engellenmesi gibi ekonomik baskı araçlarını birlikte değerlendiriyor. Bu uygulamaların, Filistinlilerin önüne siyasi haklardan yoksun biçimde boyun eğme ya da güç kullanımı ve zorunlu göçle karşı karşıya kalma seçeneklerini koyan “Çatışmayı Sonuçlandırma Planı” çerçevesinde bütünleştiği belirtiliyor.

Çalışma ayrıca İsrail politikalarının Filistin Yönetimi’ni mali ve idari açıdan kuşatarak zayıflatmayı, egemenlik niteliği taşıyan yetkilerini ortadan kaldırmayı ve kurumların işlevlerini sürdüremez hâle gelmesini hedeflediğini vurguluyor. Makale, Batı Şeria’da toprağın nüfusuyla birlikte değil, nüfustan ayrıştırılarak ilhak edilmesini hedefleyen ve coğrafyayı ve sahadaki güç dengelerini yeniden şekillendiren aşamalı bir stratejinin uygulandığı sonucuna ulaşıyor.

“Batı Şeria’nın İlhakının Siyasi Boyutları”

Ahmed Atawna’nın “Batı Şeria’nın İlhakının Siyasi Boyutları” başlıklı çalışması, ilhak projesinin düşünsel ve siyasi kökenlerini, “boş toprak” fikrine dayanan ve Filistin halkını siyasi denklemin dışına iten Siyonist anlatının doğrudan bir uzantısı olarak inceliyor. Çalışma, İsrail’in bugüne kadarki en aşırı sağ hükümetlerinden biri tarafından yürütülen ve “Çatışmayı Sonuçlandırma Planı” olarak bilinen yaklaşımın güncel yansımalarını ele alıyor. Bu planın Filistin meselesini; boyun eğdirme, zorunlu göç veya soykırım seçenekleri üzerinden tasfiye etmeye yönelik bir girişim olduğu ifade ediliyor.

Çalışma aynı zamanda Gazze’deki soykırım savaşı ile Batı Şeria’daki yoğun kolonyal yerleşimcilik genişlemesi ve bölgenin birbirinden kopuk kantonlara ayrılması arasında bağlantı kurarak, bu politikaların Filistin devletinin kurulmasına ilişkin tüm olanakları ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirtiyor. İlhakın bölgesel ve uluslararası boyutlarını da tartışan çalışma, Filistin ulusal programının ve siyasi kurumlarının kapsamlı biçimde gözden geçirilmesi gerektiği sonucuna varıyor. Buna göre çatışmanın, bağımsız bir Filistin siyasi varlığının oluşma ihtimalini ortadan kaldırmayı hedefleyen sömürgeci bir projeyle mücadele olarak yeniden tanımlandığı kapsayıcı bir ulusal vizyona ihtiyaç bulunuyor.

“Batı Şeria’nın İlhakı: Süreç, Sonuçlar ve Muhtemel Gelişmeler Üzerine Hukuki Bir Okuma”

Hassan İmran’ın “Batı Şeria’nın İlhakı: Süreç, Sonuçlar ve Muhtemel Gelişmeler Üzerine Hukuki Bir Okuma” başlıklı çalışması, İsrail’in ilhak sürecini 1967 işgalinden itibaren devam eden ve resmî bir ilhak ilanı bulunmasa da yasama ve idari politikalar aracılığıyla sahada fiilî ilhak üreten uzun vadeli bir süreç olarak ele alıyor.

Çalışmada, sembolik nitelikteki parlamento kararlarından kaçak yerleşim noktalarının yasallaştırılmasına, bütçe tahsislerinden yerleşimleri İsrail içindeki altyapıyla bütünleştiren projelere ve İsrail egemenliğini güçlendiren son Knesset düzenlemelerine kadar günümüzde kullanılan ilhak araçları inceleniyor. Ayrıca ilhakın uluslararası hukuk açısından meşruiyeti, Filistin’in devlet statüsü üzerindeki etkileri, Filistinlilerin ve Filistin Yönetimi’nin hukuki konumu ile işgalin ve yerleşimcilerin hukuki statüsüne doğuracağı sonuçlar tartışılıyor. Çalışma, uygulama biçimleri farklılık gösterse de genel yönelimin, uygun siyasi şartlar oluştuğunda tam ilhakı kalıcılaştırmayı hedeflediği sonucuna ulaşıyor.

“Batı Şeria’nın İlhakının Boyutları: Filistin Toplumunu Ekonomik Açıdan Tasfiye Etmeye Yönelik İsrail Stratejileri”

Raghad Azzam’ın “Batı Şeria’nın İlhakının Boyutları: Filistin Toplumunu Ekonomik Açıdan Tasfiye Etmeye Yönelik İsrail Stratejileri” başlıklı çalışması ise ilhakın ekonomik boyutlarını, Filistin toplumunun üretim yapısını parçalayarak ve varlığını sürdürme kapasitesini zayıflatarak yeniden şekillendirmeyi hedefleyen bir araç olarak ele alıyor.

Çalışma; topraklara el konulması, kaynakların denetim altına alınması, kapatmalar ve kontrol noktaları, ticaret ve işgücüne getirilen kısıtlamalar, mali krizlerin yapay biçimde derinleştirilmesi, altyapının zorla entegre edilmesi ve Filistin ekonomisinin İsrail şirketlerine ve ekonomik ağlarına bağımlı hâle getirilmesi gibi politikaları, resmî bir ilhak ilanına ihtiyaç duymaksızın ilhakı kalıcılaştırmanın pratik araçları olarak inceliyor.

Araştırma üç temel eksene odaklanıyor: Filistin ekonomik yapısının parçalanması, Batı Şeria’daki İsrail projeleri ve dönüşümlerinin kontrolü pekiştirmedeki rolü ile farklı ilhak senaryolarının ekonomik ve toplumsal sonuçları. Çalışma, ilhakın birbirinden kopuk ekonomik kantonlar yaratarak Filistin pazarını kolaylıkla kontrol edilebilecek parçalı alanlara dönüştürdüğü ve kaynaklar üzerinde denetim bulunmaksızın Filistin egemenliğine ilişkin herhangi bir tasavvurun yalnızca örtülü bir bağımlılık anlamına geleceği sonucuna ulaşıyor.

“İlhakın Gölgesinde Filistin Ulusal Kimliği: Kimliğin Parçalanması, Coğrafyanın Bölünmesi ve Mültecilerin Kalıcılaştırılması”

Kitabın son bölümünde Sujud Uveys’in “İlhakın Gölgesinde Filistin Ulusal Kimliği: Kimliğin Parçalanması, Coğrafyanın Bölünmesi ve Mültecilerin Kalıcılaştırılması” başlıklı çalışması yer alıyor. Çalışma, ilhakı yalnızca toprağı hedef alan bir proje değil, aynı zamanda Filistin ulusal kimliğinin sembolik ve siyasi yapısını hedef alan kapsamlı bir süreç olarak değerlendiriyor.

Araştırma, ilhakı; ortak Filistin coğrafyasını parçalamaya, Filistinlileri birbirinden yalıtılmış topluluklar hâlinde yeniden sınıflandırmaya ve Filistin meselesini bir ulusal kurtuluş meselesi olmaktan çıkararak yönetilebilir bir insani dosyaya indirgemeye çalışan yerleşimci-sömürgeci yapının bir aracı olarak analiz ediyor.

Çalışmada topraklara el konulması, mekânsal alanın yeniden tasarlanması, mültecilerin kalıcı biçimde yerleştirilmeye çalışılması ve temsil kurumlarının zayıflatılması; Filistinlilerin kolektif siyasi özne olma kapasitesini ortadan kaldırmaya yönelik araçlar olarak ele alınıyor. İlhakın hem Filistin topraklarında hem de diasporada yaşayan Filistin halkının birliği üzerindeki etkileri tartışılırken, parçalama politikaları karşısında Filistin ulusal kimliğinin geleceğine ilişkin temel bir soru da gündeme getiriliyor.

Çalışma, karşı karşıya olunan meydan okumanın yalnızca ilhaka direnmekten ibaret olmadığını; aynı zamanda ulusal kimliği yeniden etkin bir siyasi mücadele aracına dönüştürebilecek kapsayıcı bir ulusal çerçevenin yeniden inşa edilmesini gerektirdiğini ortaya koyuyor.

Kitabın birinci baskısı Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi – İstanbul’dan temin edilebilir. Arapça yayınlanan kitabın ileriki tarihlerde Türkçe tercümesi yapılacaktır. 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu